Maltepe Zirkonyum

Maltepe Zirkonyum

Zirkonyum ortalama olarak 1700’lü yıllarda keşfedilmiş olup, zirkonyum metalinden elde edilmiştir.  Renginin beyaz olmasının yanında, korozyon, sıcağa duyarlı oluşu ve şeffaf olması sebebiyle metal kaplamaların aksine daha doğal bir görünüm elde edilmektedir. Geçtiğimiz yıllarda diş cerrahisinde de kullanımı dayanıklı bir metal olması sebebiyle oldukça artış göstermiştir. Maltepe zirkonyum diş kliğinde bulunan uzman doktorlarında başarılı sonuçlara ulaştığı bir tedavi yöntemi olmasıyla da tanınmaktadır zirkonyum kaplama. Doğuştan veya daha sonra meydana gelen estetik kaygıların yaşanması sonucunda başvurulan bir tedavi yöntemi olmaktadır zirkonyum kaplama. Diş kırıkları, eksik dişlerin tedavisi, çarpık,  eğrilik bulunan, çürüyen ve yapısı bozulan dişlerde hem estetik sorunun hem de ve diş fonksiyonel özelliğin yeniden kazandırılması amacıyla zirkonyum kaplama tedavisi uygulanmaktadır.

Gelişen günümüz modern tıbbı aracılığıyla diş hekimliğinde üst derecede ilerleme kaydedilmiştir. Diş kaplama uygulamalarında son derece dayanıklı ve estetik açıdan göze hitap eden zirkonyum kaplama başarılı bir şekilde tedavi yöntemi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Diş hekimliğinde kullanılmaya başlanan zirkonyum kaplamalar dayanaklı ve yüksek baskılara karşı direnci itibariyle ön ve arka dişlerde güvenle kullanılmaktadırlar. Maltepe zirkonyum, kliniğimizde de başarılı bir şekilde kullanımı gerçekleştirilmektedir. Doktorlarımızın kullandığı bölgelerde uzun vadede memnun bırakacak sonuçlar ortaya koymaktadır. Zirkonyum kaplama doğal dişe en yakın olan kaplama türüdür. Uygulandığı bölgelerde yüksek derecelerde uyum elde edilen, içinde zarar verecek hiçbir etken maddesi de bulunmadığı için diş hekimlerimiz bu maddenin kullanımına yönelmişlerdir. Arka bölgelerde meydana gelen diş kayıpları nedeniyle hastalarda kullanılan metal dolgular hasta açısından can sıkıcı sonuçlar doğurmuştur. Hastalar fonksiyonel özelliklerini kullanabilmek açısından arka dişlerinden de %100 verim almak istemektedirler ve yine arka dişlerinde estetik kaygısı duymak istememektedirler. Hastaların bu en doğal haklı arayışları konusunda diş hekimleri daima arayışlarını sürdürmüşlerdir ve nihayetinde zirkonyum diş ile bu soruna en verimli çözümü yakalamışlardır. Zirkonyum kullanılmaya başlanmadan önce diş tedavilerinde uygulanan metal kaplamalar, dolgular hastada alerjik reaksiyonlara yol açmasının yanında hastayı estetik açıdan da hoşnut etmemekteydi.

Maltepe zirkonyum diş ile hastaların birçok avantaja kavuşacağını söyleyebiliriz.

Bunlardan en başta geleniyse diş estetiği konusunda herhangi bir kaygıya yol açacak sorun yaşamayacak olmalarıdır. Dişe çok yakın doğal özelliği vermesi ve kullanılan diğer metaller gibi dişlerde renkleşme yapmaması gibi özellikleri sayesinde hekimlerimiz tarafından öncelikle tavsiye edilen tedavi yöntemidir. Zirkonyum, korozyona karşı direnç göstermekle birlikte, metal ile aynı dirençte ve oldukça sağlam bir yapısı bulunmaktadır. Zirkonyum kaplamalar, diş etleriyle uyum göstermektedirler ve metal kaplamalarda olduğu gibi diş eti ile dişin birleştiği bölgelerde koyulaşma ve gri bir renk oluşturmamaktadırlar. Kullanılan özel yapıştırıcılarla dişe sağlam bir şekilde yapıştırılırken, bu özel yapıştırıcı sebebiyle dişlerde renkleşmeye de maruz kalınmamaktadır. Zirkonyum kaplamaların ısı yalıtıcı özelliği bulunduğu için yapıştırma esnasında renkleşmeye engel olmaktadır. Kaplamanın uygulandığı gerek dişlerde gerekse diş etlerinde morarma yaşanmamaktadır. Metal kaplamalarda olduğu gibi tat ağızda tat bozuklukları yaşanmamaktadır. Lekelenmeye sebep olan yiyecek ve içeceklerde; şeker, çay, sigara, kahve gibi renkleşmeye etken maddelere maruz kalındığında etkilenmemektedirler. Ağız kokusuna sebebiyet verecek etkiler içermemektedirler. Herhangi bir sebebe bağlı olarak ağızda koku oluşumu meydana gelmemektedir.

Maltepe zirkonyum kaplamların hazırlanması ve uygulanması porselen diş uygulamasıyla aynıdır. Bu uygulamalar esnasında herhangi bir fark yaşamayacaksınız ve dişçi koltuğun da asgari sürede kalkacaksınız. Şekillendirilebilme özelliğine sahip olan kaplamalar bir sonraki seansta hastanın ağzına özel yapıştırıcılarla yapıştırılmaktadır.